Kod Dostu

Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir! Sultan II.Abdülhamid

4 Kas 2013

Yavuz Sultan Selim’in Kürtlere beddua etti yalanı!!!


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yavuz Sultan Selim’in Kürtleri lanetleyen bir bedduasının olduğu hakkındaki bilgiler internet ortamında servis ediliyor

-Yavuz Böylesi bir düşünceyi Mısır seferi esnasında Muş yakınlarındaki bir çeşme kitabesine yazdırmış

.-Ve Yavuz’un sözlerinin de Evliya Çelebi seyahatnamesinde yazılı olduğu bilgisine yer veriliyor.

-Yapılan araştırmalar sonucu Yavuz’un böyle bir bedduasının olmadığı ortaya çıkıyor-

Türkiye’de insanlar neden ırkçılığı körüklemek ve düşmanlığı yaygınlaştırmak ister! İnternet ortamında dolaşırsanız Türkiye’de ırkçılığı tahrik eden insanların düşünce ufkunu yalan yanlış bilgilerle yönlendirmeye çalışan çok sayıda kaynağa ulaşırsınız. 

Bunlardan birisi de Yavuz Sultan Selim’in söylediği ileri sürülen “Kürtlere Beddua” konusudur. İsterseniz sözleri fazla uzatmadan adı geçen bedduanın metnini gözden geçirelim:


 “Yavuz Sultan Selim'in 28 Ağustos 1516 da Ridaniye seferine giderken susuzluk çeken halkı görünce askere emir verir ve tam 12 musluklu büyük bir hayrat olarak Muş'ta bir çeşme yaptırır. Sultan Selim giderken yaptırdığı çeşmeyi dönüşte suyu kesilmiş ve harap vaziyette bulunca ; tekrar eskisi gibi inşa eder ve üzerine de aşağıdaki mısraları,bizzat kendisi kaleme aldırarak yazdırır.

KÜRD'E FIRSAT VERME YARAB,
DEHRE SULTAN OLMA'SIN,
AYAĞI'NI ÇARIK SIKSIN,
GÖNLÜ HUZUR BULMA'SIN.

VUR SOPA'YI AL HARACI,
KARNI BİLE DOYMA'SIN,
OL ÇEŞME'DEN GAVUR İÇSİN,
KÜRD'E NASİP OLMA'SIN
VASİYET'İM OLDUR KİM,
KÜRD BİN KERRE YALVAR'SIN,
İNAN'MA KAN'MA,
YAKANA BİT,KAPI'NA KÜRD DADANDIR'MA.

Kaynak: Evliya Çelebi, Seyehatname, Zuhuri Danışman Derlemesi, C.3, s.80

Not: Çeşme hala yerinde ve yerel halk suyundan yararlanmaktadır ancak, üzerindeki kitabe tekrar tahrip edilmiştir 

-----------------------------------------------------------------------------

Bu bilgilere ulaştıktan sonra Evliya Çelebi kaynak gösterilerek söylenen bedduanın yazılı metnini görmek istedim, Zuhuri Danışmanın çevri ve yayınını yaptığı Evliya Çelebi Seyahatnamesinin üçüncü cildine ulaştım.

 Ve 80. sayfaya baktım. 

O sayfada Evliya Çelebi “Yavuz’un Kürtlere bedduası” konusunu işleyen bir çeşme yaptırdığı ve üzerine de beddua sözleri yazdırdığı hakkında bilgiler yok. 

“Yavuz’un Kürtlere bedduası” konulu Evliya Çelebi’nin yazılı metni olmamasına rağmen sadece ırkçılık ve düşmanlığı körükleyen bir görüş açısından bu yazılar neden yayınlanıyor. 

Aynı coğrafyada birlikte yaşayan insanlar kökenlerine ve inançlarına bakılmaksızın, ayırımcılık ve düşmanlık gözetilmeden bir arada barış içinde yaşayamazlar mı! Tarih bu sorunun cevabını da veriyor.

 Osmanlı ve İslam anlayışı dikkate alınırsa bu düşünce bu topraklarda tarih boyunca vardı. İslam kardeşliği ve Allahın yarattığı insanları insan olarak sevebilmek insanlığı yücelten bir düşüncedir. Mevlana, Yunus Emre , Hacı Bektaş gibi Anadolu’nun erenleri bu düşünceyi savunan sözler söylemişlerdir.

(KAYNAK:Cezmi YURTSEVER, 22 Eylül 2009)





 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kürtçüler Türk Düşmanlığı,Türkçüler de Kürt Düşmanlığı Yapsın Diye Uydurulmuş Bir Efsane. Yavuz'un Çeşme Kitabesi Efsanesi.

SORU: Bir arkadaş bir paylaşım yaptı. Fakat benim aklım almıyor. Yavuz Sultan selim gercekten böyle birşey diyebilir mi diye. Yani islamı hayatına rehber etmiş bir insan böyle fasisane sözler beddualar edemez diye düşünüyorum. Beni lütfen aydınlatırsanız sevinirim. Arkadaşa da söyledim ben inanamıyorum fakat kanaklı diyor. Bu sözlere kaynakda Evliya Çelebi seyahatnamesi v.s diyor. 
"Kürde fırsat verme Ya Rab. Dehre sultan olmasın. Ayağını çarık sıksın. Karnı bile doymasın. Vur sopayı al haracı. Asla iflah olmasın. Ol bu çeşmeden gavur içsin. Rum içsin. Kürde nasip olmasın. Vasiyetim oldur kim,Kürd bin kere yalvarsın. İnanma,kanma. Yakana bit,kapına Kürd dadandırma."

CEVAP: İnternetin bir kötülüğü de,uydur kaydır bilgilerin kendisine kolayca müşteri bulabiliyor olması.

Biri bir taş atıyor internetin kuyusuna,kırk akıllı çıkarabilirsen çıkar artık. İşte sizin posta kutunuza da gelmiş olması muhtemel o 'müthiş bilgi':


Güya Yavuz Sultan Selim Ridaniye seferine giderken yaptırdığı çeşmeyi dönüşte harap vaziyette bulmuş;bunun üzerine de aşağıdaki mısraları kendisi kaleme aldırarak çeşmenin üzerine yazdırmış. Şiirin anlamı 1999'da Hasan Pulur'un bir yazısında dile getirilince çeşmenin üstündeki kitabe silinmiş! Çeşmenin kitabesinde şu yazılıymış:

Kürde fırsat verme Ya Rab dehre sultan olmasın
Ayağını çarık sıksın karnı bile doymasın
Vur sopayı al haracı asla iflah olmasın
Ol bu çeşmeden gavur içsin,Rum içsin Kürde nasip olmasın.

Bunu okuyup sersemlemiş olan okurlarım soruyor:Acaba bu bilgi doğru mu?

Bunun gibi konularda atalarımız 'Tut kelin perçeminden' diye şık bir kelam etmişler. Neresinden tutalım?

1) Bu çeşme neredeymiş? Bir resmi,kazınmış da olsa kitabesini gösterin. Rivayetle,-mış,-miş ile tarih olmaz. Yerini söylesinler,gidip kendim göreyim.

2) Sözü edilen en basit vezin ve kafiye bilgisinden yoksun birinin söylediği açık olan manzume,şiirimizin atılım devri olan Yavuz devrine ait olamaz. Kelimeleri,bozuk vezni,külhanbeyi üslubu ile ise Yavuz'a hiç ait olamaz,zira onun Osmanlı padişahlarının en âlimi,üstelik Kürtlere en yakın davranan padişahlardan olduğunu biliyoruz.

3) Yavuz hiç Türkçe şiir yazmamıştır,divanı Farsçadır. Ona atfedilen "Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân / Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek" diye başlayan ünlü kıtası dahil olmak üzere bazı Türkçe parçalar Nesrî gibi başka şairlere aittir.

Sanırım soruyu bana değil de,bu soruyu ortaya atanlara sormalısınız. Önce böyle bir çeşmenin varlığını ispat etsinler,görelim,ondan sonra konuşalım. Olmaz mı?

Üstelik ben 'Milliyet'in internet arşivinde aradım,taradım,Hasan Pulur'un 1999'da böyle bir yazısına rastlayamadım. Kaynak olarak zikredilen Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde (Zuhuri Danışman neşri,cilt 3,s. 80) de böyle bir hikâye yok.

Kazınmış da olsa kitabe yok,bir fotoğrafı yok,kaynak diye verdikleri Evliya Çelebi'de yok,Yavuz'un Türkçe şiiri yok,o yok,bu yok ama ortada koskocaman bir yalan fırıl fırıl dolanıyor. Ve mine'l-garaib.

Mustafa Armağan
(Zaman,13.12.2009)

-----------------------------------------------------------------------------------



video


video



Osmanlı padişahlarının en bilgilisi islam birliğini büyük ölçüde sağlamış fitneye aman vermeyen,ön yargısız bir sultan böyle bir şiiri yazmış olması kesinlikle ve kesinlikle olanaksızdır. ki bahsi geçen mevzuu olmuş olsa,ırkçılık ile alakalı olaylar vuku bulsa al-i osman nasıl olurdu da 600 küsür yıl bir,beraber ve huzur içinde yaşayabilsin.böyle asılsız yalanlara zaten hepimiz aşinayız. ama gayemiz bazı arkadaşlarımızın akıllarındaki şüpheyi def etmektir. Vesselam.




Ahsarla

Popüler Yayınlar Son 7 gün

Sultan İkinci Abdülhamit Han

CHP döneminde

CHP döneminde
CHP döneminde

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *